İnsan tabiatı gereği tek başına yaşamak üzerine yaratılmamıştır. Toplu halde hareket eden varlıklarız. Ancak bu hayatı yaşarken her zaman kendimize en yakın hissettiğimiz birilerini bir dert ortağı, bir sırdaş ararız. Bazılarımız şanslıdır ve kısa sürede bulur onu, bazılarımız her arkadaşını onun yerine koymaya çalışır. Bazen onu bulduk sanırız ama yanılırız. Tüm sırlarımızı bilen “bir dost” değil bir düşman kazanmış da olabiliriz. Dikkatli olmak lazım…
Bugün web sitemizin de adında yer alan “dost” kelimesi hakkında birkaç şey yazmak istedim. Geçenlerde bu konu kafama takıldı ve aslında yatırımın sadece para olarak değil, insana da yapıldığını düşündüm.
Birçok insan hayatta yatırımın ve kazancın sadece para ile yapılabildiğini zanneder. Ancak asıl yatırım insana yapılan yatırımdır. Düşünsenize hayatta en değerli olan şey zamandır ve bir insanla vakit geçirdiğinizde aslında en değerli olan şeyi, yani zamanınızı ona verirsiniz.
Karşınızdakini tanımak için harcadığınız zaman da aslında size aittir ve çok değerlidir. Vakit nakittir sözü de aslında bir nevi bunu anlatır.
İşte o en değerli zamanınızı verdiğiniz yani yatırım yaptığınız bu kişi bu yatırıma değer mi? Yoksa boşa zaman mı harcıyorsunuz.
Burada arkadaşlardan bahsetmiyorum, zaten birçok arkadaşınız olabilir. En gizli sırlarınızı, hiç kimseye anlatamadığınız konuları paylaştığınız, fikir alışverişi yaptığınız sizin için özel olan insandan yani dostunuzdan bahsediyorum.
Kimine “dost nedir” diye sorarsanız; “dost, zevklerin ve düşüncelerin uyuşmasıdır” der. Bir başkası “dostluk” dendiği zaman ne söyleyeceğini dahi bilemez. Kimi ise zaten dostunu bulmuştur ama farkına bile varamaz. Hatta bazen istemeden onu kırar veya kaybeder. Bunu sadece senin dostun için söylemiyorum belki de en iyi bir dost sensindir. O zaman da sana yatırım yaparak seni kaybeden kişi okumalı bu yazıyı. Çünkü seni kaybetmiştir.
Dost ne demektir diye karamsarlığa düşen birini gördün mü hiç? İşte onun hayatında belki de bir dostu bile olmamıştır…
Kimi dost kelimesini o kadar hafife alır ki, her arkadaşını dostu zanneder. Gerçek dostluk nedir diye düşünmemiştir bile.
İnsanlarda bulamadığı dostluğu diğer canlılarda, hayvan dostu olanlar bazen hayvanlarda ararlar. Onlara dost dediğiniz zaman karşılıksız bir kap ekmek ya da bir yudum sudur dostluk…
Peki dost haber sitesi veya dost kitabevi dostumuz olabilir mi? Sizce hangi kitabevi veya bir web sitesi dostluk hakkında çıkarsız ve samimi bir kitap ya da yazı yazabilir?
Dostluk üzerine “dost şiirleri” başlığıyla aradığınız birçok dostluk şiiri bulursunuz. Bazen dostluk üzerine güzel sözler yazar kimi kalemler…
İnsan hayatta birçok arkadaş sahibi olabilir, kardeş, yakın, akraba, sevgili,.. çevresinde birçok insan olabilir. Bana göre dost dendiğinde, hayatta ya bir dost ya da bazen iki tane dost sahibi olabilirsiniz. Bence üçüncüsü imkansızdır ama belki de imkansıza sahipsindir ve farkında değilsindir.
Anne ve babadan ya da kardeşten dost olur mu? Belki… Ailesini dostu yerine koyanlar da olabilir elbette. Hayatta en iyi sırdaşınız, en iyi destekçiniz aileniz olabilir ama dostunuz olamazlar. Çünkü hiç kimse ailesini kendisi seçemez ama arkadaşlarını ve dostlarını seçme özgürlüğü vardır. Ailesinden birini dostu yapmaya çalışanlar hep bir eksiklik hissetmezler mi? İşte o eksiklik bir dost eksikliği değilse nedir?
Aile demişken size kazık atmayacak, sizi en iyi anlayan da aileniz değil midir? Belki bazen size karşı yanlış olduğunu düşündüğünüz şeyler yapmışlardır. Ancak ailen her zaman senin iyiliğini düşünür. Eğer dostunuz ailenizden biri ise o zaman çok şanslısınız demektir.
Can Yücel”e ait olduğu söylenen, Can Dündar tarafından kaleme alınıp hatta seslendirilen Bir Dost Şiiri sanırım kelimelerin yetersiz kaldığı bu gibi anlarda bir dost hakkında sizce de en güzel sözleri barındırmıyor mu?
BİR DOST
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın
“Nereden çıktın bu vakitte” dememeli,
bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında;
“Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli
sormadan, söylemeden anlamalı
Arka bahçede varlığını sezdirmeden,
mütemadiyen dikilen vefalı
bir ağaç gibi köklenmeli hayatında;
sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin
ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine
yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin
Kucaklamalı seni güvenli kolları,
dalları bitkin başına omuz,
yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı
En mahrem sırlarını verebilmeli,
en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin;
gölgesinde serinlemelisin
sorgusuz sualsiz
Onca dalkavuk arasında bir tek o,
sözünü eğip bükmeden söylemeli,
yanlış anlaşılmayacağını bilmeli
Alkışlandığında değil sadece,
asıl yuhalandığında yanında durup
koluna girebilmeli
Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve
sen öyle güvenmelisin ki ona,
övdüğünde de sövdüğünde de
bunun iyilikten olduğunu bilmelisin,
“hak ettim” diyebilmelisin.
Teklifsiz kefili olmalı hatalarının;
günahlarının yegane şahidi
Seni senden iyi bilen,
sana senden çok güvenen bir sırdaş
Gözbebekleri bulutlandığında
yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin
Ve sen ağladığında,
onun gözünden gelmeli yaş…
İşte benim de böyle bir dostum var. Pek sık görmesem de hep yanımda olduğunu bildiğim, yalansız riyasız dertleşebildiğim.
İlkokulu birlikte okuduk, birlikte koştuk, ağladık, birlikte güldük. Hayatın amansız parkurunda koşarken yol boyu acılarımızı, aşklarımızı ve ekmeğimizi bölüştük. Hayatın acımasızlığı içerisinde yaralarımız ve berelerimizle oraya buraya savrulduk.
Geçtiğimiz yaz buluştuk. Geçmişten, gelecekten, hayattan bahsettik.
“Nasılsın?” diye sordum.
“Yorgunum” diye cevap verdi.
“Hayat beni çok yordu” derken yılların izlerini yüzünde gördüm.
“Emekli oldum biliyor musun!” derken gözlerinde mutluluğu okudum.
Güzel bir hafta geçirdik. Ayrılırken sarıldık ve bir daha ne zaman bir araya geleceğimizi bilmeden hüzünle vedalaştık.
Okulda birlikte yaptıklarımızda, yaşadıklarımızdan, gençliğimizden, eşlerimizden ve çocuklarımızdan bahsettik.
Hayatın insanı bu kadar yıprattığı başka bir coğrafya var mıdır acaba?
Uzaklaşırken bindiği feribottan el sallayan halinin fotoğrafını çektim gülerek. Uzaklaşırken kaybolana kadar el salladığını gördüm. İskeleden ben de ona el sallarken güzel geçen bir haftanın mutluluğunu alıp ben de uzaklaştım oradan.
Tekrar ne zaman bir araya geleceğimizi bilmiyorduk ama her telefon açtığımda “Nerede kalmıştık?” sözünü duyacağımı biliyordum…
Kaybettiklerine ağlama,
Seni kaybedenler üzülsün.
Tutma göz yaşlarını,
Bırak yanaklarından süzülsün…
Bulduysan bir omuz,
Dik durmasın başın.
Doyasıya dök içini,
Bırak aksın göz yaşın…
(BirDost)
Can Dündar’ı çok severim ve yazıya onun en sevdiğim şiirini eklemek istedim. Can Dündar’ın dostluk adına yazdığı bu güzel şiirinden sonra Sivas’ın Şarkışla nüfusuna kayıtlı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun yani Aşık Veysel’in şiiri ve devamında “Bir dost bir post yeter bana” isimli şiir yazımızı bitirelim.
Sürçi lisan eyyitsek, aşkola…
Dost Dost Diye Nicesine Sarıldım
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Beyhude Dolandım Boşa Yoruldum
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Nice Güzellere Bağlandım Kaldım
Ne Bir Vefa Gördüm Ne Faydalandım
Her Türlü İsteğim Topraktan Aldım
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Koyun Verdi Kuzu Verdi Süt Verdi
Yemek Verdi Ekmek Verdi Et Verdi
Kazma İle Dövmeyince Kıt Verdi
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Ademden Bu Deme Neslim Getirdi
Bana Türlü Türlü Meyva Yetirdi
Her Gün Beni Tepesinde Götürdü
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Karnın Yardım Kazma İle Bel İle
Yüzün Yırttım Tırnak İle El İle
Yine Beni Karşıladı Gül İle
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
İşkence Yaptıkça Bana Gülerdi
Bunda Yalan Yoktur Herkesler Gördü
Bir Çekirdek Verdim Dört Bostan Verdi
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Havaya Bakarsam Hava Alırım
Toprağa Bakarsam Dua Alırım
Topraktan Ayrılsam Nerde Kalırım
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Dileğin Varsa İste Allah”tan
Almak İçin Uzak Gitme Topraktan
Cömertlik Toprağa Verilmiş Haktan
Benim Sadik Yarim Kara Topraktır
Hakikat Ararsan Açık Bir Nokta
Allah Kula Yakın Kul Da Allah”a
Hakkın Gizli Hazinesi Kara Toprakta
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Bütün Kusurlarımı Toprak Gizliyor
Merhem Çalıp Yaralarım Düzlüyor
Kolun Açmış Yollarımı Gözlüyor
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Her Kim Ki Olursa Bu Sırra Mazhar
Dünyaya Bırakır Ölmez Bir Eser
Gün Gelir Veysel”in Bağrına Basar
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Aşık Veysel (Sivas)
Bir Dost Bir Post Yeter Bana
Cümle dünya sizin olsun
Bir dost bir post yeter bana
Atlas diba senin olsun
Bir dost bir post yeter bana
Beyler tahtından inerler
Ayaksız ata binerler
Toprağa gömüp dönerler
Bir dost bir post yeter bana
Sanır mısın kalsam gerek
Bilir misin n’olsan gerek
Bin yıl yaşar ölsen gerek
Bir dost bir post yeter bana
Karun malın verirlerse
Beni sultan kılarlarsa
Alem kulum olurlarsa
Bir dost bir post yeter bana
Sonu yok devletten bolur
Ecel gelir seni bulur
Seyit Seyfi işin bilir
Bir dost bir post yeter bana
Seyyid Nizamoğlu (Erzincan)





Bir yanıt yazın