Elbette gerçek bir hayat yaşıyoruz. Matrix filminde anlatıldığı gibi dokunduğumuz herşey, kokusunu aldığımız ve tattığımız herşey gerçek.
Öte yandan gerçek dediğimiz şey, aslında her insan tarafından farklı algılanabilir. Mesela bana göre kırmızı renk, başkasına göre yeşil renk olarak görülebilir. Ancak bu durum o rengin içerdiği anlamı değiştirmez. Sonuçta her ikimize göre bu farklı rengin görüntüsü kırmızıdır.

Bu durumu tüm duyularımız, aklımız, hatta rüyalarımız için düşünebilirsiniz. Herkes herşeyi kendince yorumlayabilir.
Bu durum da elbette hayatın veya rüyanın gerçekliğini değiştirmez.
Rüyada nasıl ki, en saçma rüya bile olsa o anki ortamı kabul edebiliyorsak, gerçekte de saçma da olsa genelde herkesin kabullendiği şeyi kabul edebiliriz.
Yine de bu durum dünyadaki tüm insanların dünya düz demesine rağmen dünyanın yuvarlak olduğu gerçeğini de değiştirmez.
Karabasan
Hayata bakış açımın değişmesinin en büyük sebebi olan konuya sıra geldi…
Hiç gece yarısı uykun bölündüğünde, gözlerin açık ve kendini yattığın yerde gördüğün halde, yataktan kalkamadığın oldu mu? Benim çok oldu.
Parmağımı bile oynatamazdım. Öyle çok korkardım ki, kalbimin yerinden çıkacağını sanırdım. Kalkmak için kendimi zorlasam da yerimden kalkamazdım.
Küçükken annem “karabasan çökmüş” derdi. Bana içimden bildiğim duaları ve sureleri okumamı söylerdi. Ayetel Kursi’yi ezberlemiştim ve o anda onu okurdum. Bu durum bir süre sonra kendiliğinden geçerdi…
Bu durumu çok yaşadığım için birçok kaynaktan araştırmaya başladım. Uyanıklık, uyku ve beyin ile bu durum arasındaki ilişkiyi incelediğimde karşılaştığım sonuç beni tatmin etmişti..
Gece rüya görürken koşarız, zıplarız, yürürüz,.. yani bir hareket halindeyiz ama o sırada yatakta düz vaziyette uyur durumdayız.
İnsan beyni, biz rüya görürken, gerçek hayattaki hislerimizi kopyalar. Rüyada dokunuruz, yeriz, gezeriz. Tüm bunları yaparken, beynimiz gerçek hayattaki sinirlerimizi kullanarak, sanki gerçekmiş hissi yaratır. Ancak beynimizin bu sırada bir görevi de vücudumuzu kilitlemektir. Yani yattığımız yerden hiç hareket etmememizi sağlamak.
Eğer rüyadan aniden ve beklenmedik şekilde uyanır veya uyandırılırsak, vücudumuz hala kilitli durumda ve hareketsizdir. Bilinçli olduğumuz halde beynimiz hala uyku modundadır ve vücudumuz kilitlidir. Biz ise aynı anda kalkmak isteriz. Fakat beynimiz hala uykuda olduğumuzu düşünerek buna izin vermez, yani kilidi açmaz.
Bunu yaşayanlar o anki korkunun nasıl olduğunu da bilirler…
Halk arasında karabasan da denilen bu durumun bilimsel açıklaması bu şekildedir.

Ben bu durumu çok sık yaşadığım bir dönemde, bunun neden olduğunu ve nasıl aşacağımı çok düşünmüştüm.
Bir gün yine karabasan durumunda çok sakin kalmaya çalıştım. İçimden sakin olmamı tekrar ederek tekrar uyumak için gözümü kapatıp uyudum.
Uyandığımda bu durum öncesini düşünerek nasıl başladığını anlamaya çalıştım.
Bunu birkaç arkadaşıma anlattığımda, aslında birçok kişinin bu durumu yaşadığını öğrendim ve biraz rahatladım. Bu durum bana özel değildi.
Bazı korkularımın bana özel olmadığını bilmek beni rahatlatmıştı. Yani ruhlar alemi benimle uğraşmıyordu.
Zamanla önce bu durumu kabullendim ve zamanla yok olmaya yakın derecede azaldı.
Yaşadıklarım daha sonra karabasan ve özellikle rüya konusunda çok düşünmeme sebep oldu.
Rüya
Okuduğum kitaplarda rüyanın gerçek hayatla olan bağlantısını, her ne kadar gerçekle çok ilgili olmasa bile hayatımızı nasıl etkilediğini gördüm.

Hemen her gece rüya görürüm. Her rüyaya bir anlam yüklemeye çalışırım. Bazen o kadar saçma olur ki rüyalarım, yine de rüyamda bunlar çok mantıklı gelir. Uyandığımda ise ne kadar mantıksız olduğunu düşünüp gülerim.
Öyle ki, bir dönem ve hatta şimdi bile yatmadan önce hazırlık yapıp, rüyamda kendi bilincimle dolaştığım çok oldu. Bunun için uzunca bir süre rüya bilinci, bilinçli rüya görme ile ilgili araştırmalar yapmıştım. İlk başardığımda inanılmaz mutlu olmuştum.
Bir kere 7 günlük uykusuzluk sonrası astral seyahat denemesi yaptım. Sonucu ürkütücüydü ve rüyaya hiç benzemiyordu. Edindiğim tecrübeyi yazamam ama rüya bilincini kontrol edip, kendi rüyamda bilinçli bir şekilde gezinmenin ne demek olduğunu daha sonra anlatabilirim.
Rüyalarımızda beynimiz farklı bir bilinçle hareket eder. Ölen yakınlarımızı görüp sanki hayattalarmış gibi görebiliriz. Bilmediğimiz bir yeri rüyada görebiliriz. Bambaşka bir kimlikte olabilirsiniz. Hatta bu durum rüya sırasında size çok mantıklı gelebilir. Çünkü beynimizin rüya merkezi, gerçek hayatta olduğu gibi farklı bir bilinç taşır. Tıpkı “Kelebeğin Rüyası” nda anlatıldığı gibi. Kendinizi bir kelebek sanabilirsiniz.
Freud rüya konusunu araştırırken, psikolojide bunun faydaları konusunda birçok çalışma yapmış ve bu konuda kitaplar yazmıştır. Kitaplarını okuduktan sonra kendimdeki bazı sorunlarda çözüme ulaşmıştığımı da itiraf edebilirim.
Hatta bir dönem rüyadan uyandığımda rüyalarımı yazmaya başladım. Uyandığımda hatırlamadığım rüyalarımı, yazdıklarımı okuyunca hatırladığımı ve sorunlarımı çözmede bu yöntemin çok işe yaradığını söylemek yanlış olmaz.
Kısaca; rüya diyip geçmeyin 😉





Bir Cevap Yazın