Marmara Denizi’nde Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki deprem, İstanbul’un bazı ilçelerinde de hissedildi. AFAD verilerine göre saat 22.08’de kaydedilen sarsıntının derinliği 7,96 kilometre olarak ölçüldü. Depremin ardından gözler yeniden Marmara Bölgesi’ndeki fay hatlarına çevrilirken Prof. Dr. Şener üşümezsoy, sarsıntının büyük bir depremin habercisi olup olmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Toplum olarak hafızamız pek iyi olmasa da 1999 depremini hatırlayanlar o depremin yaşattıklarını bilirler. Bilmeyenler de gerek haberlerden gerekse o depremi yaşayanlar tarafından bilgilendirilmiştir. Unutmadığımız konulardan birisi deprem olunca, tam unuturken ufak bir sarsıntı ile tekrar hatırlayınca, bu konu da sürekli gündemde kalıyor.

İstanbul’da yaşanan 1999 depreminin izleri sonucunda bugün bile Kentsel Dönüşüm adıyla söylenen binaların yenilenme süreci hala devam etmektedir.

Dönem dönem farklı zamanlarda ve farklı şiddetlerde yaşanan depremler sonucunda ekranlara çıkan deprem uzmanlarının açıklamaları sonucunda, hükümet sürekli deprem konusunda yeni yasalar çıkartmaya devam ediyor.

Her deprem sonrası gazetelerde ve televizyonlarda 1999 depremine atıflar yapılıyor. Ardından standart deprem şablonu çıkartılarak;

  1. 1999 Gölcük depremine etkisi ne oldu?
  2. Marmara Adalar fayı ölü mü yoksa canlandı mı?
  3. Son deprem İstanbul’da neden hissedildi?
  4. Büyük bir deprem üretme riski var mı?
  5. Deprem hangi fay hattı üzerinde oldu?
  6. 1999 depremi fay hattı ile ilişkisi nedir?
  7. En kötümser deprem uzmanı hangisi?
  8. En iyimser deprem uzmanı hangisi?

Gibi maddeler hazırlanarak haber yapılıyor…

Depremden kısa bir süre önce Maltepe’de kendiliğinden çöken binayı hatırlarsınız. Zaten haberlerde sıcaklığı henüz geçmedi.

Daha deprem bile olmadan çöken binaların olduğu bir şehirde yaşıyoruz.

Deprem konusunda siz kime inanıyorsunuz kimi dinliyorsunuz bilmiyorum ama ben Dr. Şener Üşümezsoy’un söylediklerini ciddiye alıyorum.

Öncesinde Maltepe’de bir binanın çökmesi ve hatta bunun depremin habercisi olduğunu söyleyenler bile olduğunu var sayarsak, bugün olan deprem insanların dikkatini biraz daha çekti.

Binasını kentsel dönüşüme verenler bu haberlerle birlikte derin bir oh çekerken, kentsel dönüşüme vermeyenlerin biraz daha hızlandığını da görüyoruz.

Şener hocanın işte tam bu durumda biraz daha tedirgin açıklamalar yapmasını bekliyorum. Çünkü her seferinde “son depremin büyük deprem üretme riski yok” demesi emlak fiyatları üzerinde ters bir etki yaratıyor. Eğer biraz daha tedirgin edici sözler sarfederse o zaman emlak sektörü de fiyatları biraz aşağı çeker.

Haberlerde izliyorsunuzdur çöp ev gibi evlere bile dünya kadar depozito ve kira isteyen ev sahipleri, kiracısını sürekli taciz ederek kirayı yükseltmek isteyenler, her sene oğlunu evlendirme bahanesiyle kiracıdan 3-5 daha fazla almak isteyenlerin sayıları hiç de az değil.

Ekonominin hala düzelmediği bugünlerde ev almak isteyenler hayallerin ötesine geçemiyor. Birkaç gün içinde bugün zaten şiddeti fazla olmayan deprem de unutulacak.

Gün içinde ve akşam haberlerinde birkaç dakikalık deprem ve ardından Maltepe’de çöken bina haberinden sonra bu deprem de gündemden de düşecek.

Artık ezberimizden çıkmayan şu sözü yazarak yazıyı burada bitireyim:

“Deprem öldürmez, kötü yapılan bina öldürür.”

Bir yanıt yazın

SON YAZILARDAN BAZILARI

dost haber sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

dost haber sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin