Güneş sistemi bir kez daha uyanıyordu.
Mars’ın tozlu fırtınaları altında, binlerce yıl önce unutulmuş kadim bir teknolojinin kalıntıları yavaşça gün yüzüne çıkıyordu.
Sümer tabletlerinde Marduk olarak bilinen o efsanevi gezegen, aslında insanlığın unuttuğu gerçek eviydi.
Öyle ki; Kur’an’daki ayetlerin işaret ettiği o kutlu yolculuk, sadece bir tufandan kurtulma değil, uzak bir geçmişten bugüne taşınan bir dönüşümün başlangıcıydı.
İlk insanların dünyadan çiftler halinde getirdiği yaşam tohumları, Anadolu’nun verimli topraklarında yeniden filizlendi.
Ancak arkalarında bıraktıkları Mars, son zamanlarında teknolojinin en üst seviyesine geldi ama zamanla sessizliğe ve ıssızlığa gömüldü.
Günümüzde modern çağın teknoloji öncüsü Elon Musk, bu kadim mirası canlandırmak için Mars’a geri dönme hazırlıkları yapıyor. Mars’a gönüllü gitmek isteyen insanlar arıyor. Amacı Mars’ta tekrar yaşanabilir bir dünya kurmak. Diğer tarafta ise Bill Gates, dünyayı korumak adına değerli toprakları satın alarak, geleceğin ofis projelerini inşa etmekle meşgul.
Bu büyük döngüde, belki de en önemli bulgular, “Kendime Notlar” başlığı altında, bir dostun sessiz bilgeliğiyle, bu sayfalardan ebediyete aktarılacaktı.
İnsanlık kıyamete doğru dijital saldırı altında, sosyal medya ile meşgulken, kendisini uyandırmak isteyen bu adama kulak verecek miydi?
İtalya’nın altındaki toprak parçalanıp, magmaya doğru ilerlerken, suların çekildiğini insanlara söylemeyen medya patronları da kıyametin gelişini sessizce izliyordu.
Buna karşı karanlık madde söylemi ile deneyler yaptığı sanılan Cern, boyutlar arası deneylerine devam ediyor; tehlikeyi farkeden Çin ise sessizce yeni bir Cern inşa ediyordu.
İnsanlar futbol, bahis, enflasyon, uyuşturucu ve özellikle yapay zeka ile uyutuluyor ve tüm bu olanlardan habersiz kıyamete doğru ilerlerken, NASA nın eski yöneticileri de uzaylıların varlığını itiraf ettikleri için susturuluyordu.
…
Yukarıda anlattığım kısım son kitabımdan bir alıntıdır.
Sizce kitabı yazmaya devam edeyim mi yoksa burada ücretsiz dağıtımı bitireyim mi?
Ne dersiniz?





Bir Cevap Yazın