Hazır yeri gelmişken bu kitapla ilgili birşey itiraf edeyim.
Bu sayfalar kime hitap ediyor diye düşünenler olabilir. Kitabın hitap ettiği kitleyi düşündüğüm zaman, büyük çoğunluğunun Kaybedenler Kulübü’ne üye olduğunu söyleyebilirim.
Peki kimdir bu Kaybedenler Kulübü üyeleri?
Hayatta en çok kaybedenler, maddiyattan çok maneviyata yönelenenlerdir. Bu insanlar paraya değil duygulara önem verirler. Çoğunlukla duygusuz ve para hırsı olan patronların emri altında çalışırlar. Duygusuz patronların emri altında çalışırken, aynı zamanda sürekli bir baskı altındadırlar ve çalışmakta çok zorlanırlar.
Ben de uzun bir süre böyle bir varyemez, duygusuz, kendini beğenmiş, para hırsı olan bir patronla çalıştım. Emeğimin karşılığını vermediği gibi, aynı zamanda bu model patronlarda olduğu gibi kendini beğenmişlik ve herşeyi ben bilirim tavrı da tüm benliğini sarmıştı. Bu kibir abidesi kişiler, paranın kölesi olmuşlardır ve paralarını kimseyle paylaşmak istemezler. Sürekli “hep bana hep bana” diye yırtınır dururlar. Bunlar insanlıktan nasiplerini almamış iki yüzlü sahtekarlardır. Eminim bu kitabı okuyanların çoğunluğu bana hak vereceklerdir.
Zam istediğinizde vermeyen, izin istediğinizde sizi başından atmaya çalışan, yaptığınız işi beğenmeyen, Teşekkür etmeyi bilmeyen, hatası olduğunda bırakın özür dilemeyi suçu sizde arayan. Bu kendini kaybedenlerin yanında çalışanlara Kaybedenler Kulübü üyesi denir.
Kaybedenler Kulübü üyesi olduğum için, bir zamanlar kendi işimi kurmak gibi bir hataya da düştüm. Çünkü böyle patronlarla çalışmak için ya çelik gibi bir sabrınız olmalı, ya çok rahat ve gevşek olmalısınız ya da akıl hastası olmalısınız. Neyse, bunu patronumu da ekleyerek, ikinci kitabında uzun uzun anlatıyorum zaten.
( Bu arada bir müjdem var, aynı anda 3 kitap birden yazıyorum 😉 Yani şu anda okuduğun bu kitap ilk kitap. Burada anlattığım konular sadece yaşadıklarımın manevi tarafıdır. Bu noktaya nasıl geldiğimle ilgili yaşadığım olayları ikinci kitapta yazıyorum.)
Biz Kaybedenler Kulübü üyeleri maddi konularda başarılı değiliz. O yüzden kendi işimizi kursak da karakterimizde para hırsı, kişilik bozukluğu, iki yüzlülük, yalan, dolan olmadığı için maalesef dürüst kalarak para kazanma konusunda başarılı olamıyoruz.
Ben de o yüzden kitap yazmaya başladım 😉
En masrafsız, beynimi kullanarak ve dürüstçe kendimi ifade edebildiğim tek yer burası.
Zaten doktorum da bana kitap yazmanın beni rahatlatacağını söylemişti. E buraya kadar okuduysan zaten kalemimin de ne kadar iyi olduğunu görmüşsündür. Bana kendimi övdürme şimdi….
Beni okuyucularım anlasın yeter, gerisi boş.
İşte bu kitapta işin sadece maneviyat tarafını yazıyorum. Aynı anda yazdığım bir sonraki kitabımda da roman kıvamında olayları yazacağım.
Belki de asıl amacım “Kaybedenler Kulübü” üyesi olan milyonlara ulaşmaktır. Kim bilir..
İşte bu yüzden bu sayfaları ücretsiz olarak yayınlıyorum.
Ben de sizdenim.
Tek farkım, maddi olarak biraz daha rahat durumdayım ve çok boş vaktim var 😉
Siz de kendinizi ezdirmeyin artık.
Sizin değerinizi bilen birileriyle çalışın.
Çalışın ki, o egoist patronlar çalıştıracak işçi bulamasın.
Bulamasınlar ki, hatayı kendilerinde arasınlar.
Hiç değilse yeni işçi ararken daha fazla para versinler.
Benim amacım insanların değerinin bilinmesi ve aynı zamanda insanlar da vakitlerinin değerini bilsinler. Hayat ve zaman değerlidir. O yüzden sizin de değerinizi bilsinler.
Elbette bu satırları sadece Kaybedenler Kulübü üyeleri okumayacak.
Burada tarif ettiğim o kibir abidesi egoist patronlar da okuyorlarsa ne mutlu bana.
Başta tabii ki bunu reddedecekler ama çevreleri onların ne mal olduğunu biliyor. Benim derdim işte o çevrelerine ulaşmak ve bu egoistlerin piyasadan silinip, yerlerine Kaybedenler Kulübü üyelerine değer veren insanlar gelmesi.
İşte o zaman bizler Kazananlar Kulübü üyesi olacağız.
Siz de bu kitabı çevrenizle paylaşıp, içinizde isyanın sesini bu patronlara iletebilirsiniz.
Bizler gayet ılımlı insanlar olarak bunları dile getiremeyiz. Sen de içindeki düşünceleri, bu sayfayı göstererek bir tepki olarak ortaya koyabilirsin.
Yorumlara katılabilirsin, her yorum yazan kişi beni heveslendiriyor. Daha çok paylaşmak istiyorum, o yüzden sessiz kalma ve saçma da olsa yorumlara birşeyler yaz. Her yorumu tek tek okuyorum. Patron da yazsa işçi de yazsa yayınlayacağım. Zaten yazan kişinin ne olduğunu okuyan herkes anlayacak.
Hadi kalemine sağlık.
Şimdilik bu kadar ama devam edecek…
Tabii sen de destek olursan 😉





Bir Cevap Yazın