Sevgili dostum,
Günümüzde hayatına devam edebilmek, yaşam kalitesini düşürmemek, aileni geçindirmek, kısaca yaşamak için çalışmak zorundayız. Bugünkü yazımda “çalışmak”, “iş hayatı”, “iş veren”, “patron”, “çalışan” kelimeleri üzerinde yoğunlaşacak ve “iş” konusuna yine farklı bir pencereden bakış atan bir yazı okuyacaksın …
Yaşım yarım yüzyıl olunca, “çalışmak” kavramına “para kazanmak” olarak bakmaya başladım.
İş hayatına bu pencereden bakmaya başladığım andan beri “patron” insanına “iş veren” demek yerine memnun edilmesi gereken “iç müşterim” ve her ne iş yaparsam yapayım muhatap olduğum diğer memnun olması gereken insanlara da “iç müşterim” olarak görmenin en doğrusu olduğuna karar verdim.
İş hayatına böyle bakarak aslında kendi işimi yapmaya daha da yaklaştığımı hissettim. Öyle ya, olaya iç ve dış müşteri kavramları ile baktığım zamandan itibaren yavaş yavaş e-ticaret konusuna da bir adım daha yaklaştım. Aynı zamanda iş yerinde de daha huzurlu ve kendimi işe veren bir duruma geldim. Tavsiye ederim, hem moral hem de motivasyon açısından bu şekilde yaklaşmak çok iyi geliyor…
Bu düşüncelere nereden ve nasıl geldim?
Kendisiyle iş görüşmesi yapan insan kaynakları yetkilisinin:
“Özür dilerim bir ayrıntıyı atlamışım, sizin yaşınız şirket kriterlerimize uygun değil. Yaşınız 40’ın üstünde, biz 35 yaş altında birini arıyoruz”
demesi üzerine
“sizin yaşınız kaç?”
diye sordu ve aldığı “36 yaşındayım”
sözüne karşılık
“O halde dikkat edin de işten çıkartılmayın, yoksa siz de bu kriterlerin dışında kalacaksınız”
cevabını verdi…
İşsiz kaldığı dönemde iş ararken bu konuşmayı yapan kişi abim ve yaşadığı bu olay tamamen gerçektir. Son birkaç aydır ben de aynı gerçekliği maalesef yaşadığım için bazı tespitlerimi ve yaşadıklarımı paylaşmak isterim:
“Yürürlükteki mevcut yasaya göre erkeklerde emeklilik yaşı 60 olarak belirtilmiştir.”
İş ilanlarındaki yaş sınırı ise 35 yaş altı…
Soru: Peki 35 yaş üstü ne yapsın? Taş mı yesin.!
şeklinde sert bir tepki verebilir ve olaya bu düşünceyle bakabilirsiniz.
“Yasaya göre emekli olabilmek için herhangi bir okul mezuniyeti gerekmemektedir.”
İş ilanlarında aranan özellik en az üniversite mezunu, mümkünse master ve doktora yapmış…
Soru: İlk, orta ve lise mezunları ne yapsın?
Sakin ol dostum, her zaman dışarıdan da olsa üniversite okuyabilirsin. Aslında 45 yaş üzeri biraz zor oluyor ama olsun, emekli olduğun zaman bol bol vaktin olur. Hatta haberlere bile çıkabilirsin “60 yaşında, üstelik emekli ve üniversite mezunu”
Ama daha öncesinde hemen adına bir youtube kanalı ve sosyal medya hesapları açman gerekiyor. Çünkü o güne kadar bunu bildiği halde(!) haber olmayan kimileri seni internette ararken başka sayfalara gidip de abone olmasın. Belki yaşlılığında voliyi vurursun 😉
kim bilir …
“Yasaya göre emeklilik için en az 3600 gün çalışma şartı var”
İş ilanlarına göre siz zaten emeklisiniz, sadece yaşı bekliyorsunuz yani “EYT” siniz ya da “Emeklilikte Yaşa Takılan” birisiniz.
“İş kanununa göre haftada 45 saat çalışma yükümlülüğü varken”
İş ilanlarına göre hafta içi ve cumartesi dahil esnek çalışma saatleri…
Ne kadar esnersen o kadar iyi, esne esneyebildiğin kadar ama sakın esnerken uyuma.
“İş kanununa göre mesai saatlerinin dışında yapılan çalışmalar için fazla mesai ödenir”
İşverene göre uyku dışında tüm saatler şirkette geçirilmelidir…
Çin’deki gibi yataklı iş yerleri veya lojman olursa bu iş tamamdır
“İş kanununa göre günlük yemek ve mola saatleri vardır”
İşverene göre ne kadar iş başında olursanız o kadar garanti bir yeriniz vardır…
İş kanununda yazılı değil ama piyasada geçerli kanunlar da vardır:
- Patronla iyi geçin
- Patron ne isterse yap
- Erkenden işe git ama geç çık
- Amirine asla hesap sorma
- Amirin yerse “afiyet olsun” de
- Her işi bilecek kadar zeki ol (maymun 1)
- Her haltı görmeyecek kadar kör ol (diğer maymun)
- Her haltı da mümkünse her yerde konuşma (son maymun)
- Daha neler neler var ve bunlardan herhangi birini yapmazsan ayağının altında sabun varmış gibi kaymaya ve aniden düşmeye hazır ol.
İş Hayatı’nda bunları ve daha birçoğunu yaşamış olabilirsiniz.
O zaman “e o halde ne yapalım?” diyebilirsiniz. İşte burada çağa ayak uydurmak ve “girişimcilik” konusuna biraz eğilmeniz gerekiyor diyebilirim.
Nasıl iş bulurum? Diye soranlar için aşağıya birkaç madde yazdım. Buyrun…
- Artık iş bulmak için iş aramak, cv (öz geçmiş) hazırlamak, iş başvurusu yaparak beklemek,… gibi eski usüller sona erdi.
- Öncelikle en eski yöntemlere göz atın, yani kapı kapı iş arama devri tekrar geri gelmiş olabilir. Aslında en eski ve en geçerli bir numaralı yöntem budur. En yakın mesafede size uygun şirketlere gidip doğrudan başvuru yapabilirsiniz.
- Tanıdıklara haber vermeyi bir kenara bırakın ama yine de ihmal etmeyin. Tanıdığınız kişiler sizin daha yüksek maaş almanızı istiyorlar mı? Önce onu bir düşünün.
- Belirli periyotlarla tanıdıkları taciz ederek, güncel iş arayanlara ulaşmaya çalışın. İş arayan kişinin yakını sizin tanıdığınız biri olabilir ve aklında çıkmış(!) olabilirsiniz.
- Özellikle insan kaynakları koltuğunu meşgul eden acemi, toy ve genç arkadaşlara değil, işe alım konusunda yetkili kişiye veya patron şirketi ise doğrudan patrona ulaşmayı deneyin.
Burada yazılanları elbette birçok kişi biliyor, duymuş olabilir ya da okumuştur. Ben yine de yeri gelmişlen araya bunu da ekleyip hatırlatayım dedim.
Burada eğer “yok arkadaş ne yaptıysam iş bulamıyorum” diyorsan, o halde ya kendi işini yapacaksın ya da bu yazıyı tekrar okuyup kendine göre farklı yöntemler deneyeceksin.
Ama eğer 45 yaşın üstündeyim, arıyorum ama hala işsizim diyorsan o zaman hep birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gidip;
“Artık bizi emekli edin”
demekten başka çaremiz yok.
Peki ben ne yapıyorum?
Emekliliğine 3 yıl kalmış, işsiz bir “EYT” li ne yapar?
Biraz birikim ile Allah’a Şükür ilk yılımı finanse ettim. Şimdi 2. ve 3. yıllarımı finanse etmek için uğraşıyorum. Bu web sitesi ve başka projelerle uğraşıyorum.
Hedef 2023
Eğer olur da emekli olursam, şimdiki uğraşlarımla daha amatör ruhla ama daha profesyonel olarak ilgilenmeyi planlıyorum.
Kim bilir
Belki bir gün ben de emekli olurum.
Bu yazıyı da bir şiir ile bitireyim istedim
Sürçi lisan ettiysek aşk ola…
Haberin var mı?
Bembeyaz bir sayfada doğmuşsun
Bir ana karnında hayat bulmuşsun
Kendini bilmeden yoğrulmuşsun
Geldiğini zannederken gideceğinden haberin var mı
…
Soluduğu her nefes aynı geri gider
Toprağa gönderdiği suyu sürekli içer
Hayat boyu her lezzeti durmadan yer
Tükettiklerinle aynı toprağa düşeceğinden haberin var mı
…
Topu topu bir avuç toprağa koyulacağından
Bembeyaz bir kumaşa sarılacağından
Börtü böceğe yem olacağından
Haberin var mı






Bir Cevap Yazın