Belgesel kanallarında izlediğimiz vahşi doğadaki hayvanların dünyada nesilleri azalmaya ve yok olmaya devam ediyor. Bilakis milyarlarla ifade edilen ve her geçen gün hızla artan bir insan nüfusumuz var. Doğadaki en organize ve en kalabalık tür olarak insanın bu hızla çoğalmaya devam etmesi ile birlikte ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı konusunda da aynı hızla çalışmalar yapıldığını hiç düşündünüz mü?

Bu yazıda yine bazı dipsiz kuyulara taş atıp, gerisini okuyucuya bırakıyorum. Uzun zamandır düşündüğüm bazı çözümsüzlüklerin sebebinin bu olabilir mi?

Diş Macunu
“Günde 2 kez fırçalamazsan dişlerin çürür ama fırçalamanın da bir garantisi yok.”

Diş çürümesinden şikayet eden birinin dişçiden aldığı “ama siz diş ipi kullanmamışsınız ki” tepkisiyle, diş çürükleri için doktorun yaptığı bu açıklamadan sonra milyonlarca beyin hücrem harekete geçti. Sadece fırçalamak yetmiyordu, diş ipi vardı, 3 açılı diş fırçası, macunun bile bir sürü çeşidi var. Ayrıca kimi zaman bilim insanları florür zararlı derken bazı zamanlar da zararsız olduğunu gayet rahat söyleyebiliyorlar ve hiç kimseye de hesap vermiyorlardı.

Sonra doğada diş çektiren bir hayvan olmadığını düşündüm ve hayvanların diş çürükleri konusundan bizden daha ileri olduğuna karar verdim. Halbuki bilim ve teknoloji bizim elimizde ama diş ağrısı çekmeyenler ve dişleri çürümeyenler ise hayvanlar.

Düşünsenize bir kere “eğer diş çürümesi için basit şeker veya tablet yapılsa” …

Diş fırçalamak ve çürükler tarihe karışıyormuş. Mesela şeker gibi bir hap yapmışlar ve yatmadan önce bir tane alıp ağızda eritmek yeterli oluyormuş. Ağız kokusuna ve diş çürüklerine karşı 24 saat etkili olacakmış. Ne güzel olurdu değil mi? Günümüz teknolojisiyle bu olabilir mi? Yoksa doğadaki hayvanların bizden sakladığı birşey mi var?

Şimdi de tersten düşünelim.

Evet bu ilacı gerçekten yapsalar bundan kimler zarar görebilir. Diş macunu, diş fırçası, diş ipi, parlatıcılar, ağız kokusu gidericiler, .. kısaca birçok sektör zarar görür. Bunun yanı sıra aynı anda marketlerdeki ciddi bir vitrin de bir anda ortadan kaybolur. Özellikle aklımdan çıkmadan söyleyeyim, diş doktorları ve bu sektörden para kazanan, sektörü yöneten insanlar dahil bir sürü insan da buna dahil.

“Kısaca hayal kurmayalım ve diş fırçasıyla macununa devam…”

Dökülen Saçlar

“Her geçen gün kafamda azalan ama aksine diğer her yerde hızla çoğalan kıl olunası şeyler”

Kuaföre her gittimde “yeni bir ürün var mı?” diye başlayan sorum, saç traşı bitene kadar süren, uzun bir saç muhabbetine vesile oluyor. Akabinde sırayla saç dökülmesi için çıkan ürünleri birlikte yorumluyoruz. Sonuçta saçların eninde sonunda döküleceğine kanaat getirip “sıhhatler olsun” ile birlikte oradan ayrılıyorum.

Şimdi bir hayal de saçlar için kurmadan geçmeyeyim…

Düşünsenize “saç dökülmesini önleyici hatta saç çıkartan bir ürün olsa…”

Saç dökülmesini önlemek için laboratuarlarda uzun yıllar uğraşanlar var. Saç dökülmesi ile ilgili sürekli farklı ürünler deneniyor. Acaba kelliğin ilacı bulundu da piyasaya sürmeyi bırakın, formüllerini ortadan kaldırmaya mı çalışıyorlar?

Bana sorarsanız saç dökülmesinin ilacı bulundu. Fakat henüz bunu insanlara doğrudan vermek istemiyorlar.

Olayı yine tersten düşünelim…

Yani böyle bir ilaç bulunsa ve insan bir kere alıp saç sorunundan kurtulsa. Bununla ilgili çalışan saç ekim merkezleri başta olmak üzere, saç dökülmesini önlediğini iddia eden ilaçları üretenler ne yapacak? Sadece bir kere alınacak bir ürünü kim satmak ister? Saç dökülmesini engelleyen ilaçların, sürekli kullanımda dökülmeyi önlediğini ama bırakıldığı anda saçların tekrar döküldüğünü birçok kişiden duymuş veya birçok yerde okumuşsunuzdur. Bu durum sizde de acaba saç dökülmesine karşı yapılan ürünlerin sürekli satılması için bu şekilde geliştirildiği fikrini uyandırmıyor mu?

“Kısaca saçlar ortadan kaybolana kadar tadını çıkarın…”

Beyin nörünlarını canlandırmak isteyenler için; Kanser, felç, kalp krizi, … ve daha birçok hastalık için aynı senaryoyu düşünebilirler. Bu ve benzeri hastalıklardan kazanç sağlayan sektörler ne olurdu? Ya orada çalışanlar ve yıllarını bu alanda çalışarak geçirenler?

Bu konuda aklıma bir fıkra geldi:
Doktorun oğlu da babası gibi tıp alanına merak salar ve doktor olarak mezun olur. Bir gün heyecanla babasına gelir ve “baba, senin 10 yıldır iyileştiremediğin hastayı bugün tedavi ettim” der. Babası oğluna döner ve “ne yaptın oğlum” der “o adam senin tüm okul masraflarını karşılamıştı, daha neleri karşılardı” 🙂

Biraz da farklı sektörlere doğru yönelelim…

Kırılmayan Bardak
“Birçok kişi tarafından bilinen en eski şehir efsanesidir.”

Bilmeyenler olabilir diyerek hikayeyi kısaca anlatayım. Eskiden zengin bir tüccar bir cam ustasından, kendisine en iyi bardağı yapmasını ister. O da uzun zaman çalışır, çabalar ve sonunda kırılmayan bir bardak yapar. Götürür tüccara ve “İşte size en iyi bardağı yaptım” der. Tüccar bardağı alır evirir, çevirir ve hızla duvara atar ama bardak kırılmaz. Birkaç kez daha dener ve bardağın kırılmadığını görünce “al bunu götür, bu işime yaramaz” der. Camcı şaşırır ve bir açıklama ister, tüccar cevap verir “Bardak dediğin kırılacak ki, ben sürekli satayım. Kırılmayan bardağı bir kere satarsın, sonra ben ne satacağım?”

Sanırım bu durumu en iyi özetleyen de bu son yazdığım kısa hikaye oldu. Yukarıda yazdığım bu durumları diyet merkezleri, spor salonları, şişmanlıkla mücadele eden bir sürü sektör varken şişmanlığa hala bir çözüm bulunamayışı için düşünebilirsiniz.

Keza sağlıkla ilgisi yok belki ama tüm bu senaryoları benzin için düşünebilirsiniz.

Benzinli/Dizel motoların piyasadaki hakimiyetine rağmen elektrikli arabalar hala tam randımanlı çalışmıyor. Düşünsenize elektrikli bir arabanız var ve belki de ayda bir ya da yılda bir şarj ettiğinizi!
“Hadi canım bu nasıl olacak?” diye düşünmeyin. Elektrikli araçların yolda giderken şarj edilmesi ile ilgili bir sistem üzerinde çalışılıyor. Yan aracınızın yola çıkacak kadar enerjisi olması yeterli, yolda her 100 metrede baz istasyonu gibi bir cihaz sayesinde veya yerden lastiğin temas noktasından sürekli şarj olduğunu düşünün…

Günümüzde akülerinizi şarj etmeden ya da hibrit değilse elektrikli arabaların elektrikli bisiklet kadar değeri yok. Ye bu şekilde sürekli bir şarj sistemi olsaydı, benzinden geçinen tüm sektörleri, benzin istasyonlarını, tamircileri, .. göz önüne getirin. Elektrikli arabanın piyasaya çıkmasıyla birlikte koskoca sektör ne hale gelir?

Bitmeyen pil, bitmeyen akü, hava ile çalışan motor, deniz suyundan enerji, güneş enerjisi,…
Hala benzine bağımlı olarak yaşamamız sizce de artık bir son bulmamalı mı? Ortadoğu petrol rezervleri için sürekli karışmıyor mu? Ortadoğu artık bir sağlık merkezi olmasın mı? Yoksa siz petrolün yaraları hızla iyileştirdiğini bilmiyor musunuz? Petrol artık mucizevi bir sağlık çözümüne dönüşmesin mi? Hem ilaç = hem yakıt?

Kısaca, “hiç kırılmayan bardak olur mu efendim…”

The X-Files..

Mel Gibson’un Komplo Teorisi diye bir filmi vardı. Mel Gibson devletteki bazı olayları farklı bir açıdan takip ederdi. Ona inanmayan bir ajan vardı ve aslında söylediklerinin doğru olduğu ortaya çıkmaya başlamıştı.

Bir de The X-Files isimli bir dizi vardı, her bölümünü dikkatle izlediğim. Bu filmde de uzaylılarla ilgili olayları takip eden iki ajan vardı. İzledikleri olaylarda uzaylıların var olduğunu ispatlayacak deliller oluyordu fakat bazı derin devlet üyeleri bu izleri bir şekilde siliyorlardı.

Yoksa Amerikalılar gerçekten de her gün dünyayı kurtarıp insanlara söyleyemiyorlar da, bunları sinema filmi yaparak bir nebze kendilerini iyi hissettiriyor olabilirler mi? Bence de “hayır” ama ya gerçekten öyleyse…

Geniş kitleleri etkileyecek olaylarda, nedense aklıma ilk olarak bu iki film gelir. Eğer konu çok sayıda insanın zararına olacaksa, faydalı birşey bile olsa yapılmasına izin verilmeyeceğini düşünüyorum. Hergün belki de insanlığı etkileyen birçok olay oluyor da biz bilmiyoruz.

Haksız mıyım?

“Sağlığımızla mı oynuyorlar?” için bir yanıt

  1. Bu yazıdan sonra şöyle bir haber dikkatimi çekti:

    https://www.bbc.com/turkce/ekonomi/2014/09/140922_rockefeller_petrol_enerji

    Rockefeller artık dünyayı kirletmeyi ve sağlıkla oynamayı bırakıyor(!) mu acaba? Yoksa bizim bilmediğimiz yeni bir şey mi keşfettiler?

Bir Cevap Yazın

SON YAZILARDAN BAZILARI

dost haber sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

dost haber sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin